07 June 2009

Yeni Teşvik Paketi Piyasaları ne kadar canlandırır ?

Home Trend dergisi röpörtaj ;
Mustafa bey , geçen hafta yeni ekonomik teşvik paketi açıklandı , bu paket işleri biraz daha hareketlendirir mi , esnafın cebine buradan kaynaklı para girişi olur mu , bu paketin piyasalara etkisi ne kadar olur ?

Bu paket orta ve uzun vadede sonuçlarını alabileceğimiz bir paket. Kısa vadede bu sezonu veya bu yılı kurtarabilecek bir paket değil. İstihdam artar , moraller düzelir ve bu vasıtayla olumlu bir rüzgar oluşturur ama bu paketin çok fazla güncel durgunlukla alakası yok. Bu paket uzun süreden beri yapılması gereken , Türkiye’nin rekabet üstünlüğünü korumaya yönelik , uzun vadeli bir yatırım paketi.

Peki , zamanında alınmış doğru bir karar mı sizce , hükümet doğru bir adım mı attı ?

Ben , bu paketin moral vermeye yönelik , bir şeyler yapıyor görüntüsü oluşturmak için atılmış bir adım olduğunu düşünüyorum. Bu paketin sonuçları zaten 3-4 yıl sonrasında görülür ve bu da seçim dönemine denk gelir. Hiç yapılmamasından iyidir ama Türkiye’yi 21. yüzyıla taşıyacak bir vizyon içermiyor bu paket.

Problem paketin içeriğinde mi , yanlış olan ne ?

Bakın , Ekonomiyi parasal değerle ölçmek artık yanıltıcıdır. Artık ne ürettiğiniz , ne kadar ürettiğinizden daha önemli. Doğu’ya yatırımlarınızı kaydırdınız diyelim , ne üreteceksiniz... Kalifiye işçiliğin gerekli olmadığı basit ve düz ürünler. Bunun sağladığı değer ise geçici , konjektürel bir avantaj sağlar. Bölge teşviki, ekonomide bildiğimiz en basit ve klasikleşmiş destek biçimi. Ancak , bir sonraki aşama yani teknoloji üretebilecek , innovasyon yaratabilecek bir altyapı hazırlayamadığınızda, buradaki yatırım kısa sürede atıl hale dönüşür. Mesele Denizli’deki , Bursa’daki fabrikayı Doğuya taşımak değil , Bursa’daki fabrikanın kaldığı yerde rekabet üstünlüğü sağlayabilmesidir. Yoksa Doğu’da da bir Bursa yaratmak sadece orta vadede kendi kendini amorti eden bir girişim olur.

Nasıl tarım gibi bazı sektörleri teşvik ettiğinizde uzun vadede ortaya verimsiz , rekabet edemeyen bir tarım sektörü çıkıyorsa , bazı bölgeleri de teşvik ettiğinizde aynı verimsizlik o bölgede ortaya çıkıyor. Bölgenin nüfus yapısı , coğrafi özellikleri , kültürü verimlilik noktasında çok önemlidir. Verimliliği taşıyamazsınız , verimlilik zaten bu koşulların etkisiyle bir alanda oluşmuştur , siz Devlet olarak bu bölgeyi teşvik eder , alt yapısını kuvvetlendirirsiniz. Bu merkezin yapısı verimlilik için uygun olduğundan, buradaki etki çevre bölgelere de yayılır veya çevre bölgeden buraya göç olur.Diğer türlü verimliliği kontrol etmeye çalışmak kısa süreli bir moralin ötesine geçemez.

Ancak , Mısır gibi ülkeler de bu tür bölgesel teşvikleri uyguluyor ve başarılılar , Mustafa bey…

Bölge teşviki devletçilik ekonomisi gibi miladını tamamlamış bir politikadır. Bölge teşvikini diğer ülke yatırımcılarını çekmek için kullanırsanız anlamlı olur. Örneğin , Mısır Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin tekstil bilgi ve tecrübesini öğrenmek için teşvik uyguluyor. Siz de bilgisayar teknolojisini öğrenmek için teşvik uygularsanız bu anlamlı olur , ama bu teşvik, Denizli’deki fabrikayı, Doğuya taşımak dışında bir mantık içermezse bunun çok fazla faydalı olmayacağını düşünüyorum.

İstanbul’daki fabrikayı , Doğuya taşıdığınızda , İstanbul’daki insan bu sefer işsiz kalacak. Ancak, pakette gördüğüm olumlu yön , sektörler arasında bir kümelenme düşünülmüş. Tekstil ve tarım gibi sektörler Doğu’da kümelensin gibi bir mantık doğrudur. Ancak, bu kümelenme zaten Bursa ve Denizli gibi illerde oluşmuştu. İşgücü maliyeti ve teşviklerden dolayı bir artı avantaj sağlar ancak bu da geçicidir. Bir süre sonra buralarda da sanayileşmenin oluşmasıyla maliyetler artacak ve durum tekrar tersine dönecektir , bu sefer nereye gideceksiniz. Bunlar Mikro-ekonomiyi iyileştirecek orta vadeli çözümler ama Makro-ekonomik getirisi çok değil.

Daha önce Tayip Erdoğan , Siirt ilinde bir Kot fabrikasının açılışına katılmıştı , fabrika şu an çalışmıyor sanırım ?

Evet , bildiğim kadarıyla bir işadamı 10 milyon dolar civarında para harcamıştı ve şu an kapalı duruyor fabrika. Piyasaya moral pompalamak için iş adamları şu an olumlu konuşuyor ama gerçekçi olmak lazım ki daha doğru çözümler üretilebilsin. Abdullah Kiğili , Lojistiğini Doğuya taşıyacağı yönünde bir açıklama yaptı. Bunun sağladığı avantaj sadece orta vadeli bir operasyon maliyet avantajı olur. Bunun maliyetini ise Devlet karşılar. Yani , bu denklemde kazananın getirisi , Devlet tarafından finanse edilir. Anadolu esnafı bu durumlar için ; Ali’nin külahını Veli’ye giydirmek , der.

Sanırım , bu tür teşviklerde siyaset de devreye giriyor ve birçok usulsüzlük ve taraf tutma olayları gerçekleşiyor , bu tür teşviklere yönelik en ağır eleştiri de buradan geliyor.

Bir insanı üret , diye ödüllendirmezsin , ürettiği için ödüllendirirsiniz. Üreten insanı ödüllendirmenin en iyi yolu da önünü açmaktır , altyapı hazırlamaktır , teşvik’i zaten üretene vermektir. Bu tür teşvikler geride kendi Çin’ini de yaratır. Geride piyasa dengesini bozan , sektöre sonradan girmiş yok edici rakip yaratır. Asıl üretici firmalar da bunlarla rekabet edeyi derken , markalaşma , Ar-Ge yatırımları ,ihracat ve fuar gibi organizasyonları ihmal eder. Çin 80’li ve 90’lı yıllarda bu tür teşviklerle çok ileri gitti. Ancak , günümüzde çok daha verimli methodlar var , bunları da tartışıyor olabilmek lazım…

Biz yine de bir iş adamının dediği gibi “1 “ her zaman “0” dan büyüktür diyelim ve bir şeyler yapılıyor olmasının, ekonominin gündeme gelmesinin dahi önemli olduğunun altını çizelim.

O konuda mütabıkız…

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere , şimdilik teşekür ediyoruz Mustafa bey ,

Ben teşekür ederim , Derya hanım

TwitterTakip

1 comment:

Eğitişim Kariyer Enstitüsü said...

Bunun teşvik değil de daha genel bir gelişim paketi olduğunu düşünüyorum. Zira günü kurtama değil de gelecek yapılandırması adına daha planlı düşünülmüş

free web site hit counters

Image Hosted by ImageShack.us
 
Image Hosted by ImageShack.us