20 January 2008

Günümüz insanının ve tüketicisinin hüzne bakışı


Küresel ısınma birebir insanları etkilememesine rağmen müthiş bir duyarlılık oluşturdu. Dünyanın diğer mekanlarında, küresel ısınmanın etkileri anlatılarak başarılı bir şekilde pazarlandı.

İnsanların savaşlar ve afetler konusunda üzüldüklerini , haberdar olmak istediklerini görüyoruz fakat eyleme geçme noktasında bu kadar başarı elde edilememişti. Her gün onlarca insanın öldüğü, Irak savaşı orada dururken , Küresel ısınma gibi geniş zamana yayılan , insanların reaksiyon göstermeleri için gerekli görsel felaketleri oluşmamış, acıma uyandıracak hikayeleri bulunmayan küresel ısınma nasıl böyle bir duyarlılık oluşturabildi ?

Bu duyarlılığın nedenlerini herkesi etkileyecek bir olay , geleceğimizle ilgili bir durum şeklinde açıklamak iyi niyetli bir yaklaşım olur.

Daha büyük felaketler , savaşlar varken insanlar niçin yeşilin tükenmesi , doğanın kaybolması gibi daha soft konulara ilgi gösteriyorlar ? Acı , hikaye , dram daha çok dikkat çeker , diye bildiğimiz doğru niçin burada ters işliyor ?

Yeni neslin acı görmek istemediğini , hüzne uzaklaştığını düşünüyorum. En son izlediğim, Çocuk Esirgeme kurumunun reklamlarında hüzün kullanılmıyor , bunun yerine umut eden , tebessüm eden çocuklar tercih ediliyordu. Hüzün yerine umuda ortak ol mesajı veriliyordu. Bu reklamı düşünen ajans tahminen insanların artık hüzün görmek istemediklerini , hüzünden kaçtıklarını araştırmalarında görmüşlerdir.

Hüzünden kaç , asla sömürmeye çalışma ve her zaman olumlu yönleri göstererek buna ortak olmaya davet et. İnsanlığı cezbeden yeni doğrular bu şekilde . 2. Dünya savaşlarının yıkımından bıkan gençlik kendisine hippi kültür diyebileceğimiz bir değer inşa ederek, gerçek Dünyaya kendisini yabancılaştırmıştı. Günümüz insanı ise artık hüzün görmek istemiyor.

TwitterTakip

4 comments:

Anonymous said...

Hüzün hüzün yarattığı için insanları itiyor ,

küresel ısınma kendisini hep daha sosyal aktivitelerle ,eğlencelerle gösteriyor ve insanla da katılmak istiyor

yeşim said...

pardon isim yazmayı unutmuşum ; my name is yeşim not anonymous

Anonymous said...

bu da insanın kendini sorgulamasına neden oluyor. Yani ornegin haberlerde bir trafik kazası vakasinda kizini kaybeden annenin halini gorunce kanal degistirmek istiyoruz. Duygularımızı mı kaybediyoruz insanliktan mı çıkıyoruz çıkartılıyoruz bilemiyorum.

ferah said...

mustafa beye kesinlikle katılıyorum .. insanlar acı ,huzun ,ızdırap ve benzeri duygularla gelen acımak duygusuyla cok fazla harekete gecmiyorlar gecseler bile 1 kez yada 2 kez olabiliyor düşünün hangi müşteri sizden herhangi bir acıma duygusuyla sizinle sürekli calışır ?? bence calışmazda calışsa bile sürekli deyildir.. insanlar yanında oldukları insanların yada birlikte iş yaptıkları insanların güclü olmalarını isterler cünkü onlarda gördügü gücü kendisinde bütünleştirir biz güclüyüz cünkü ürünleri aldıgım insanlar bunlar düşüncesinde pskolojisinde kendilerinide güclü görrürler öyle hissederler hatta pazarlama yaparken bile yeriniz nerde kac senendir bu sektördesiniz biginiz beceriniz bana avantajlarınız nelerdir gibi sorular sizin gücünüzü birazda ögrenme cabası olan alıcılarda rastlıyoruz .. para parayı ceker sözü ne yapacagını iyi bilen bilgili güclü insanlar için gecerlidir sonradan para ele gecmiş ve bilgisiz gücsüz insanlar için deyil siza onların elinde o para zaman içinde erir gider ..
acındırma , güclü ol benim sloganım ...

arkadaşlar cokmu felsefi takılıyorum : )))

free web site hit counters

Image Hosted by ImageShack.us
 
Image Hosted by ImageShack.us